Sağlıklı kalmak için önce önünüze bakın
Kanser günümüzde dünyada pek çok hastalığın önüne geçmiş bir sorun.
Aynen, hızlı ve kurallara uymadan kullanılan araçlarla trafikte daha fazla kazaların olabilmesi gibi, Kanser de her gün daha fazla karşımıza çıkıyor.
Sağlıklı kalmak için önce önünüze bakın . Nasıl ki kaza yapmamak için dikkatinizi yola vermeniz gerekiyorsa, sağlıklı kalmak için de hayatınıza konsantre olun ve önünüze bakın. Hirbirşeyin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin…
Sizlere sağlıklı kalmak için önce önünüze bakın derken, hayata, kendinize, yaşadıklarınıza, paylaştıklarınıza, mutluluğunuza ve huzurunuza konsantre olun demek istiyorum. Hayatımızı pek çok kişiyle paylaşıyoruz. Doğduğumuzda anne ve babamızla, kardeşimizle, büyüdükçe okul arkadaşlarımız, sonra iş arkadaşlarımız, eşimiz ve çocuklarımızla yaşıyoruz. Bizim karakterinizin oluştuğu ilk 3-6 yaş aynı zamanda bize verilen her türlü bilginin anne ve babamız tarafından, aynen bir bilgisayar programı gibi zihnimize yerleştirilğini bilmemiz çok önemli.
Bu durum Salı sohbetlerinizdeki meme hastalıkları ve stres konu başlığımızı oluşturuyor.
Sağlık çalışanları bakışı ile genelde beden ve zihin arasındaki bağlantı çok eski yaşlara ve derine gittiği için anlaşılması çok zor olmaktadır. Halbuki unutulmamalıdır ki insanlar sağlık sorunları ne olursa olsun ya da ne kadar huzurlu mutlu ve sağlıklı olurlarsa olsunlar doğdukları büyüdükleri ve eğitildikleri, çalışıp iletişim kurdukları ortamlardaki insanlar ile iletişimlerini sürdürüyorlar. Geçmişte zihnine yerleşen öğrenilmiş çaresizlikleriyle travmalar yaşıyor ve hastalıklarını oluşturuyor. Genellikle travma değil de, kişinin yetiştirilme döneminde zihnin derinlerine ustaca yerleştirilmiş bu programlamalarını, stres ve sağlıkla olan etkisi gözden kaçmaktadır.
İleriki süreçte, perşembe sohbetlerin de Ruh-Beden Bütünlüğü, Öğrenilmiş Çarasizlikleri daha uzun konuşacağız.
Çocuklukta zihinde yer eden programların yarattığı öğrenilmiş çaresizlik , farkında olamadığımız ve ileride hastalıklarımıza sebep olabilecek gizli streslerin çıkış noktasıdır. Tercihlerin yerine geçen öğrenilmiş çaresizlikler yaşın büyümesine bağlı olmaksızın ilk günkü canlılığını korumaya devam eder. Hayatımızı paylaştığımız insanlar ile kurulan iletişimin temel taşını oluşturur. Örneğin çocukluğunda koşullu sevgi nedeniyle kendisine verilen şartlanmaları kabul eden bir çocuk, nasıl ki annesinin sevgisinden mahrum kalmamak için annesinin istediği davranış kalıplarına sıkışırsa, hayatınıda yine benzer davranış kalıpları içinde sürdürmeye devam eder. İş hayatında çalıştığı ortamda kendi hakkını alması gerektiği gibi savunmayan görevi olmamasına rağmen bir çok işi üstlenen, bu işleri yaparken beklediği onayı ve sevgiyi göremediğinde anlaşılmadığını düşünerek yoğun bir mutsuzluk içine girebilir. Bu iyi niyet nedeniyle de çevresindeki herkes ile hayatı benzer şekilde yaşama alışkanlığı geliştirir. İnsanların istediği şeyleri yapmanın mutlu olabilmenin tek şartı olduğunu ve her şeyi kendi istediği için yaptığını savunmaktadır. Bunu, hayatınızı kullandığınız bir araba gibi düşünün. Hayatınızı insanlardan kabul görebilmek için onların istediği gibi yaşamak, arabanın direksiyonu sizin elinizde olmasına rağmen sadece başkalarının istediği yere gitmeye benzer. Kişi kabul edilmeyi sevilmekle karıştırmaktadır. Kabul edilmeme korkusunun getirdiği gizli stres nedeniyle aslında içten içe hayatının kontrolünü diğer insanlara teslim etmiştir. Kendi hedefine konsantre olamamakta, hayatını mutsuz ve dikkatsiz yaşamaktadır . Eğer hastalık bir kaza ise bu sürücü saha çok kaza yapacaktır . Onun için biz diyoruz ki; gereksiz kaza yapmamak için yolunuza konsantre olun ve kendi önünüze bakın!
Hayatın direksiyonunda sizin oturduğunuzu hatırlayın . Hedefinizi gitmek istediğiniz yöne çevirin. Hiçbir şeyin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin sağlıklı kalın.
-Opr. Dr. Cüneyt Tuğrul