Alkali beslenmek çok doğru. Hayatımızın alkali alanını oluşturmalıyız..!
Peki Akdeniz tipi diyete günümüz koşullarında uyabiliyormuyuz?
Öncelikle Akdeniz Tipi Diyet nedir? öğrenmek lazım. Akdeniz Tipi Diyet günümüz koşullarında alkali diyet diye dünyada da öne çıkan diyetin atasıdır dersek yanlış olmaz. Akdeniz Tipi Diyet, genelde çiğ salatanın, çiğ zeytinyağının, limonun ve tencere yemeklerinin öne çıktığı, yoğun abartılı şekilde tüketinmediği, hayvani ürünlerin kısıtlı dahil edildiği, hamur işlerinin fazla kullanılmadığı bir diyet türüdür.
Bir diyete başladığımızda her ne kadar o diyetin genel bir uygulanış tarzı olsa da diyetlerin tümü kişiseldir. Kişinin alışkanlıkları ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Elbette temel amaç diyetlerde ön planda kilo vermek önemliymiş gibi görünse de, sağlıklı yaşamdır. Vücuda aldığımız her türlü gıda bedenimiz tarafından sindirilir. Her ne kadar bütün sindirim işlemi bağırsaklarımızda sürüyor olsa da tüketilen her gıda aslında ağız ve bağırsaklarımızdaki bakteriler tarafından işlenir, parçalanır, kimyasal maddeleri değiştirilir ve bağırsaklar tarafından emilir.
Vücudun dengeli çalışabilmesi için, 1960 lara kadar sürdürülen beslenme tarzını gözlemlemek gerekiyor. 1960 larda insanların doğal ürünler ve şekerin yanı sıra işlenmiş ürünler hayvani gıdalar gibi asidik gıdaları az tükettikleri görülmektedir. Sağlıklı bir diyetin %60-80’ inin alkali gıda, %20-40 asidik gıda olması gerekirken günümüzde bu oran asidik gıda lehine bozulmuş ve oran tam tersine dönmüştür. Günümüzde bazı çalışmalar hayvani gıdaların aşırı kullanımı, rafine karbonhidratların (un-şeker), işlenmiş yağların, işlenmiş etlerin ve paketli gıdaların artmasının dünyada da kanser, otizim, obezite, oto immün hastalıkların artışının ana sebebi olduğuna dair yorum getirmektedir.
Tabiki, her ne kadar bir gıdayı dışarıdan aldığımızda farklı bir görüntüsü olsa da vücut ve bakteriler tarafından parçalandıktan sonraki fonksiyonu daha önemlidir. Dışarıda size aslında alkali olarak görünen bir besinin parçalandıktan sonra verdiği kimyasal cevap önemlidir. Bu cevap asidik yapıda ise vücutta yangısal cevapları başlatır. Vücuttaki kanser dahil, alerjiler, otoinmün problemler (haşimato, romatizma), diyabet gibi tüm problemler enflamasyonla (yangı ile) tetiklenir. O yüzden sağlıklı kalabilmek ve erken yaşlanmamak için günümüzün sağlık uzmanları, Akdeniz Tipi Diyete ve alkali beslenmeye uymanızı öneriyor. %80’ e, 20 olması gereken alkali ve asit oranımımızı koruyabiliyor muyuz? Maalesef günümüz beslenme koşullarında koruyamıyoruz.
Bu nedenle; limonlu su alkali yapısı nedeniyle ve iyonize su yine beslenme sırasında oluşan alkali açın giderilmesi açısından tüketilmesi, hayvani gıdaların, karbonhidratların, işlenmiş ürünlerin tüketiminde kısıtlanma olması bekleniyor.
Ve bu noktada tekrar şunu sormak istiyorum . Akdeniz Tipi Diyete uyuyabiliyor musunuz?
“Sağlığınızı Koruyun’
-Opr. Dr. Cüneyt Tuğrul