İyi Huylu Meme Hastalıklarında Takip ve Tedavi

İyi Huylu Hastalıkların Gelişimi

Meme dokusu vücudumuzdaki hormonların kontrolü altındadır. Aşırı stres, süregelen hastalıklar, yorgunluk, düzensiz beslenme gibi faktörlerden kadının hormon dengesi çok etkilenir. Bu durumda hormonlar gereğinden fazla veya az üretilir ve birbirleri ile olan oranları bozulur. Bu da memede bazı iyi huylu hastalıkların oluşmasına neden olur. 

Fibroadenom : Halk arasında süt bezesi olarak adlandırılan durumdur. Meme kanalları içinde hücrelerin artışına bağlı gelişen, silgi sertliğinde hissedilen, hareketli bir yapıdır. Kanserleşen bir yapı olarak kabul edilemez ama, %3-4 oranında değişebildiği gözlenmiştir. Takip ve tedavisinde saptanan fibroadenom yapısına göre pek çok seçenek göz önünde tutulmaktadır. Memede daha çok 18-29 yaş da görülmekle birlikte, premenapozal dönemde yaşanan hormonal değişikliklere bağlı olarak büyüdükleri ve değişime uğradıkları gözlenebilmektedir. Büyüyen, dejenere olan ve kanlanmaya başlayan fibroadenomlar yüksek riskli kabul edilip cerrahiye alınırlar. Ancak iyi bir stres-uyku kontrolü, meme dokusunu etkileyen hormonların takibi ve kontrolü vücutta yangısal problemlerin azaltılması ile fibroadenomların büyümesi büyük oranda kontrol altına alınabilir. Kişinin stres düzeyine uygun olarak, psikolojik danışmanlık alınması, kadınlık hormonlarındaki düzensizlik için kadın doğum uzmanı tarafından, hipotroidi ve şeker gibi vücutta hücre büyümesini ve ödemini arttıran durumlar için endokronolojı uzmanı tarafından kontrolü ve tedavisi planlanması istenir.

Kist

Memede Kistler: Meme dokusunun destek ve kanal dokularındaki değişiklikler ile kanallar tıkanabilir. Meme kanallarındaki sıvı normal akışını sürdüremez ve kanal içinde birikir. Bu şekilde nadirde olsa oluşan kistlerin büyüklükleri bir kaç mm'den bir kaç cm'ye ulaşabilir. Muayene sırasında meme dokusu içinde genelde ağrısız kitleler olarak tespit edilen bu kistler çok sert olmayan hareketli yapılardır. Genellikle 30-35 yaş arasında görülür. Nadir de olsa enfekte olabilir. Memede ani gelişen şişlik sertlik ve kızarıklıkla karakterizedir. Bu duruma komplike kist adı verilir. Enfeksiyon geliştiğinde ultrasonda kist duvar bütünlüğü bozulmuş, düzensiz ve ödemli görülür. Ağrılı durumlarda tedavisi öncelikle USG eşliğinde ince iğne ile kistin içinin boşaltılıp enfekte olan sıvının dışarı alınmasıdır. Tedaviye ayrıca antibiotikler eklenebilir. Kistlerin kanserleşme ihtimali çok düşüktür. Onedenle cerrahiye ihtiyaç duymazlar. Ancak, eğer komplike hale dönüşürler ve genel düzensizlikleri bozulup içlerinde kanlanan polip adı verilen (dokularda meydana gelen enflamasyonlara yanıt olarak hücre üremesi sonucu oluşan yapılardır) değişim saptandığında ileride değişebilir potansiyel taşımaları açısından alınmaları düşünülebilir.

Basit kistler sadece içleri boşaltılarak tedavi edilebilirler. Ama içlerinde polip bulunduran kistler, kistin içerisi tümüyle boşaltılsa bile yeniden dolma eğilimi göstermektedirler. Bu tip yeniden dolan kistlerinde alınması önerilir.

Fibrokistik Yapı ve Memede Ödem: Memede fibrokistik değişiklikler ve ödem nedeniyle hissedilebilecek sertlikler genellikle adet öncesi ortaya çıkar adet sonrasında hissedilmez olabilirler. Genellikle şişlik ve hassasiyet ile beraber tanımlanabilir. Meme ultrasonunda genelde küçük kistik yapılar dikkati çeker. Tedavisi rahatsızlığın sebebine göre planlanır. Memede ödem iyi huylu hastalık grubunda olmakla birlikte uzun sürdüğü koşullarda vücudun yıkım ve yapım kapasitesini aşar ve prekanseröz lezyonların gelişimine basamak teşkil edebilir. Fibrokistik yapı ve ödem aynen selülit gibi vücudun doku aralarında oluşan yangısal reaksiyonun dokuyu gittikçe sertleştirmesi sonucu meydana gelir. Yangıyı azaltacak tıbbi protokoller, kafeini azaltılmış  antioksidan beslenme planı ve bitkisel destekler ile meme dokusu içindeki ödem azaltılarak hem hasta konforu arttırılır, hem de iyi huylu problemlerin ilerlemesi ve dokulardaki değişimi engellemiş olur. Fibrokistik yapıların ortaya çıkışında östrojen veya pregesteronun yüksekliği, yine stres, kortizol ve prolaktin, troid hormonları ve vücutta yangı oluşturan durumlar (insülin direnci ve obazite gibi) kontrol altına alındığında şikayetler azalabilir.

Meme Ağrısı (Mastodynia): Ağrı da yine genellikle memenin iyi huylu hastalıklarına ait bir bulgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Meme kanserinde ağrı daha çok ileri dönem bulgusu olarak saptanmaktadır. Meme kanserinde hayat konforu bozabiliğinden sebebi bulunmalı ve tedavi edilmelidir. Fibrokistik yapılar ve meme enfeksiyonları, meme ağrısının en sık karşılaşılan sebepleri arasında yer almaktadır. Ancak meme dokusu cilt altında gelişirken ince bağlarla (cooper ligamanları) ile çevre dokuya sıkıca tutunmuştur. Çevre dokuda ağrı oluşturan problemleri, bahsi geçen bu liganamlar nedeniyle memeyi de uyarılabilir ve ağrı yaratabilirler.  Adet öncesi, (4-5 gün gibi) meme dokusunun ödeminin arttığı dönemlerde memeninde ağırlığı artar. Bu ağrı belirgin hale gelebilir. Hasta günlük hareketler sırasında bile ağrı duyar ve hatta yatarken bile çok rahatsız olur. Memenin ağrılı durumlarında tedavi stratejisi öncelikle hormonların ve stresin kontrol altına alınması, memedeki ödemin giderilmesi ve ağrının tedavi edilmesine yöneliktir.  Çevre doku hassasiyetinin azaltılması için, antiinflamatuar beslenme aşırı et ve karbonhidrat tüketiminin azaltılması, tuzun azaltılıp, suyun arttırılması, kafeinli içeceklerin azaltılmasının yanı sıra, plates gibi göğüs kaslarını güçlendirici egzersizler, antiiflamatuar ilaçların kullanılması, antioksidan beslenme önerilir.

Memede Akıntılar: Genelde iyi huylu hastalıklar nedeniyle görülür. Yeşil-mavi renkli akıntılar fibrokistik yapıya eşlik eder. Fibrokistik dokunun artmasına sebep olan östrojen, progesteron gibi kadınlık hormonları, strese bağlı kortizol yükseklikleri kontrol altına alındığında ve ödem engelleyici tedaviler ile şikayetleri gerileyebilir ve azalabilir. Süt gibi akıntılara galaktore adı verilir. Genellikle aşırı duygusallık ve çocuk sevgisi gibi ortaya çıkan prolaktin yükselmesi gibi hormon bozukluklarını ifade eder. Tedavisi hastalığa göre belirlenir. Yüksek ostrojen ve progesteron değerleri için kadın doğum uzmanından destek alınırken, kortizol yüksekliği saptandığında iyi bir uyku kontrolü, psikolojik danışmanlık yanı sıra dokularda ödemi çözecek tıbbi ve destek tedaviler, vücuttaki enflamasyonu azaltacak antioksidan ve kişinin biyolojik yapısına uygun diyet önerilir. Prolaktinin yüksek olduğu koşullarda kişinin stres kontrolü için psikolojik danışmanlık alması önerildiği gibi prolaktin hormonu salgısı özel ilaçlarla azaltılır. Ve ayrıca gerekirse beyinde hipofiz bezinde bu hormonu salgılayan bir odak olup olmadığını anlamak için hipofiz MR ı çekilir.

Lipom: Cilt altında yağ dokularına ait kitleler olup, daha yumuşak alanlar olarak hissedilirler. Büyümedikleri sürece sorun yaratmazlar. Bazen hastanın lipomdaki kitle hissi yanısıra ağrı yakınmasıda olabilmektedir. Bu genellikle Lipomun kendisinden değil ama muhtemelen hemen yanında bulunan bir sinir üzerinde meydana gelen baskı sebebiyledir. Hastayı rahatsız ederse yağ bezesinin alınması gerekir. Her ne kadar iyi huylu kitleler arasında yer alsada 'Liposarkom' adı verilen hızlı yayılımı olan bir kitleye dönüşebilir. O yüzden hızlı bir büyüme veya sertleşma saptandığında alınması önerilir. Nadiren yakınlarındaki herhangi bir sinir dakosuna bası ile ağrı oluşturabildikleri gibi yağ dokusuna bağlı bazı tümörel değişimler yaratabilirler. Onun için yıllık izlenimler içine dahil edilirler.

Enfeksiyonlar: Daha çok emzirme döneminde görülmekle beraber vücut direncinin kırıldığı dönemlerde de karşımıza çıkabilir. Erken müdehale edildiğinde sorun bırakmadan iyileşebilir. Gecikildiğinde ise sertlik ve deformite kalıcı olabilir. Emzirme döneminde süt tutulmasına bağlı ortaya çıkar ve öncelikle soğuk uygulama, tam emzirirken hafif ısıtma ve iyi emzirirken de çözülebilir. Eğer 2-3 günü geçerse ciltde kızarıklık ve memede ağrı yapmaya başlar ve bu durumda muayenede sertlik var ama usg de herhangi birşey görülmüyorsa, yine soğuk uygulama, bu bölgede dolaşımı rahatlatıcı destekleyici tedaviler yanı sıra, çocuğa uygun antibiyotikler verilebilir. Emzirmeye devam edilir. Eğer usg de enfekte olması muhtemel bir kist veya küçük bir apse saptanırsa yoğunlaşmış sıvının akışına müsade edecek kalınlıkta iğnelerle müdahale edilip enfekte sıvı boşaltılır. Soğuk ödem çözücüler, antibiyotikler verilir ve emzirmeye devam etmesi istenir. Eğer memedeki enfeksiyon çok şiddetli ise ve büyük bir apse geliştiyse, kullanılan tedavilerin yanı sıra apse cerrahi olarak açılır, yıkanır ve temizlenir. Enfeksiyonun ilerlemiş olduğu koşullarda, hasta sık aralıklarla görülmeli, enfeksiyon tam olarak iyileşinceye kadar aksatılmamalıdır. Özellikle memede nadirde olsa bazı enfeksiyonlar vücutta apse ve şiddetli sertlik meydana getirerek oluşur. Bu duruma Granülömatöz mastit adı verilir. Tedavisi zor ve uzun sürelidir.

 

Granömatöz Mastit : Tedavide, ödem engelleyici destekler antibiyotikler ve apselerin boşaltılması önemli olduğu gibi bu hastalıkta memede fibröz doku gelişmesine bağlı aşırı sertleşme meydana gelmesini engellemek için tedaviye kortizonda eklenebilir.  Enfekte olan yapıların, enfeksiyonla tümüyle başa çıkılmadan cerrahi olarak alınması önerilmemektedir.

Granomatöz Mastit de yapı tamamiyle iyileşip kaybolabildiği gibi iyileşsede memede büyük sert bir yapı kalabilir. Bu durumda cerrahi olarak alınması düşünülebilir. Mastitlerde ilk karşılaşıldığında eğer akıntı veya enfekte bir kist yada apse var ise bunların içlerinden kültür yapılarak mikrop saptandığında hedefe yönelik antibiyotik seçimi ile tedaviye devam edilir. Ancak, her vakada kültür yapılacak metaryel bulunamadığı gibi, kültür yapılmış olsada üreme olmayabilir. Mikrop saptanmadığı koşullarda tıbbi tedavi hastalığın antibiyotiğe cevap vermesi durumuna göre devam eder.

Jinekomasti: Erkekte hormonal bir problem nedeniyle ortaya çıkmış olduğu için, eğer tıbbi tedavisi düşünülüyorsa ve belli bir büyüklüğü aşmadıysa, meme aşırı sertleşmediyse ve aşırı ağrı yaratmıyorsa tıbbi tedaviye cevap verir. Tıbbi tedavinin planlanması için öncelikle erkekte, karaciğer fonksiyon testleri, TSH, FSH, LH değerleri, şeker ve insülin düzeyi, CRP, Sedim ve total kortizol, DHEA ve total testesteron mutlaka bakılmalıdır. Bu değerler normal ve jinekomasti varsa, primer jinekomasti (ikincil bir sebebe bağlı olmaksızn gelişenjinekomasti) olarak değerlendirilir ve cerrahisi planlanır. 

Bu değerlerin bozuk olduğu koşullar hastanın durumu ve şikayetleriyle birlikte değerlendirilir ve tedavisi bu şekilde planlanır. Eğer tıbi tedaviye 2 ay içinde cevap verir ve şikayetleri azalırsa hasta tıbbi takibe alınır. Bu arada jinekomasti gelişmesinde hastanın yaşadığı ortamdan aldığı kimyasal kirleticiler ile ( örneğin: çiftçilerde pestisit ve hayvanlar için üretilen gıda katkılarıyla direk temas) kullandığı ilaçlar (bazı kalp ilaçları, antihipertansifler ve prostat ilaçları) jinekomasti yaratabilmektedir. Gıda alışkanlıkları ve tek yönlü beslenme ( sağlıklı kalma kaygısı ile her gün tavuk tüketmek - tavuk dişi hayvandır) kişi sürekli dişil hormonların baskısı altında kalır ve bu sebeplerde jinekomastiye sebep olabilmektedir

Kirleticilerden uzak durmak ve gerekli önlemleri almak ilaçları ve beslenmeyi düzenlemekte sekonder sebeplere bağlı jinekomastinin gelişmesini ve şikayetlerinin geriletilmesi açısından önemlidir. Tıbbi tedavi meme dokusunda ödemin geriletilmesi ve memenin ileride daha tehlikeli kanseröz hastalıklara dönüşmesinin engellenmesi üzerine kuruludur. Cerrahisinde, meme dokusunun hemen altına yerleşmiş olan dokunun çıkarılması önerilir. Genellikle çok büyük bir doku olmadığı için meme başının hemen etrafındaki, areola adı verilen koyu renkli alanın bitim çizgisinden kesi ile girilir. Meme başı dahil meme dokusu çıkarılır. Çevresindeki yağ fazlalığı da lipokonturing (kenar şişkinliklerinin düzeltilmesi) ile hastanın konforu sağlanır.

Start typing and press Enter to search

+90 232 446 84 75 +90 232 446 84 76 +90 232 446 84 77