Ameliyat olmak riski kenara atmaz. Kendinizi koruyamadığınız sürece!

Ameliyat olmak riski azaltır, 
Kendinizi koruyabildiğiniz sürece de sağlıklı kalırsınız . 
Tedaviler ve onun bir parçası olan cerrahi o anki hastalığı iyileştirmeye odaklıdır. Hastalığın bir daha ortaya çıkmasını engellemek ve sağlıklı kalmayı başarmak için hastalığı oluşturan koşulları da iyileştirmek gerekir…
Vücut kendini korumaya çalışırken ve hatta kimi zaman kendini tedavi etmeye çalışırken bir çok hastalığın tetiklenmesine sebep olabilir. Örneğin; beslenme koşullarınızı değiştirip, tercihlerinizi sağlıklı gıdaya çevirmediğiniz sürece bağırsak enfeksiyonları ve çoğu zaman uzun süren bağırsak sorunlarından sonra ortaya çıkan kolon kanseri tekrar edebilecektir. Akciğerde benzerdir. Eğer siz, akciğere zarar verebilecek yaşam koşulları ve sigara tüketimi gibi zararlı alışkanlıkları ortadan kaldırdığınız sürece vücut tekrar aynı hastalıkların gelişimine izin vermeyebilecektir. Bu örneği aşırı yağlı ve aşırı hayvani beslenme sonucu meydana gelen kalp damar hastalıklarının tekrarından korunmak için yaşam alışkanlıklarını değiştirmekle aynı görmeliyiz . Düzensiz beslenme veya alkol tüketimi sonucu meydana gelebilecek karaciğer yağlanması, ardından gelişebilecek kronik karaciğer hastalığı, devamında karaciğer sirozu ve gelilebilecek karaciğer kanserinden korunmakta yine alışkanlıkları değiştirmeye ihtiyaç duyar. Yanlış beslenme ve sigara gibi zararlı alışkanlıklara bağlı gelişen dil-dudak , gırtlak  kanserlerinde, aşırı güneş ışığına maruz kalma ile meydana gelen cilt kanserlerinde, alışkanlıkları değiştirmek, güneşten kaçınmak, doğru ve sağlıklı beslenmek, stres kontrolü, iyi ve kaliteli uyku geliştirilmek, vücuda zarar veren alışkanlıklar ortadan kalkmak hastalıkların tekrarlanma şansını azaltacaktır. 
Mikrobik hastalıkların bulaşması sonucu  ( HPV) meydana gelen rahim ağzı kanseri, düzensiz beslenme sonucu meydana gelen iyot eksikliği ve otoinmun Reaksiyonlar ile gelişen troid kanserine kadar gidebilen hastalıklar gibi pek çok hastalığın , yaşamı kötü kullanmaya dayalı olduğunu günümüzde fark etmekteyiz. Artık hastalıkları tedavi ederken hastalarımızın kendi yaşam tarzlarını düzenleyerek de tedavinin bir parçası olmalarını istiyoruz. Kısaca  özetlemek istersek, akciğer kanseri normalde de gelişebilmekle birlikte, sigara içenlerde 20 misli daha fazla görülebilmektedir. Kolon kanseri günümüzde hayvani gıdaların daha fazla tüketilmesine bağlı olarak artış göstermiştir. Bu şekilde hayat tarzı ve tüketim alışkanlıklarına bağlı kanserleri ele aldığımızda, kafein ve sigaranın yoğun tüketiminin risk faktörü olarak kabul edildiği, mesane kanseri, proteinlerin aşırı kullanımına bağlı artış gösterdiği gözlemlenen yumurtalık, prostat ve meme kanserleri, aşırı stres, düzensiz beslenme ile ortaya çıkan mide kanseri gibi hastalıklar ele alındığında hangi tedavi protokolü uygulanırsa uygulansın hastanın hayat tarzı ve alışkanlık değişiklikleri yaşam kalitesini ve kanserin tedavi edilebilir kapasitesini iyiye doğru değiştirebilecektır. Aslında kötü alışkanlıkların tümü (aşırı yeme, takıntılar, yeme bozukluğu, zararlı madde kullanma alışkanlıkları)  kişinin yaşadığı streslerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kişi kontrol edemediği bir stresle karşılaştığında ve hele sevgisizlik hissettiğinde çaresizlik ve öfke duymaktadır. Beynin tehdit algısına karşı stres anında verdiği iki temel cevap savaş veya kaç’ tan savaşmayı tercih edenler bulundukları koşulları terk edemediklerinde savunma mekanizmasının bir parçası olarak geliştirdikleri hastalıklarla ortamdan uzaklaşmayı sağlayabilirler.
Hiç kimse sağlıksız bir bedenden , sağlıksız kişiden fazla bir şey beklemez ve istemez böylece kişiler hasta olduklarında ortam değişmez ama hastalık nedeniyle ortamdan izole olurlar. Pek çok kez psikosomatik (aşırı stresin ve psikolojik yapının vücutta meydana getirdiği hastalık) olarak adlandırılan hastalıklar kimi zaman hafif seyretmekle beraber eğer kişinin stres alt yapısı uzun sürerse başta zararsız görülen bu hastalıklar kalıcı ve hatta kanser gibi hayatı tehdit edici hastalıklara dönüşebilir.. o yüzden diyoruz ki, alışkanlıklarınızı,  kendinizi değiştirin , sağlıklı kalın.

 

-Opr. Dr. Cüneyt Tuğrul