Asetatla ile İşaretleme İşlemi

Meme içindeki kanser alanının ve metastatik lenflerin şeffaf asetat üzerinde işaretlenmesi. 
Hastanın Neoadjuvan Kemoterapi süresince izlenmesini sağlayan bir yöntemdir. Önceden küçültme terapisi alan hastalarda kanserli alan kemoterapi sonrasında çok küçülmekte ve hatta kimi zaman tümüyle ortadan kaybolabilmektedir.
Büyüklüğü ve koltuk altına yayılımı nedeniyle Neoadjuvan Kemoterapi planlanan hastalar kemoterapi bittikten sonra cerrahiye alınır. Cerrahi planlanırken geride kanserin tekrar büyümesine sebep olabilecek kalıntı bırakılmaması için meme baştan işaretlenir.
Hastaya neoadjuvan kemoterapi planlandığında önce memedeki kitle ve metastastik lenf nodları (koil koyarak ve asetat üzerine çizilerek) hasta geldiğinde işaretlenir. Böylece tedavi sırasında tümör küçülse bile hastanın ilk tanı konduğu zamanki tümör profiline uygun bir cerrahi yapılması sağlanır. Meme içindeki kanserin birkaç odağının olduğu veya tümörün büyük olduğu koşullarda tek bir işaretleyici koil kanserojen bölgenin sadece ortasını işaretlemiş olduğu için kemoterapi ile gerileyen kanser bölgesinin sınırlarının  tam olarak saptanması zor olmaktadır . 
Kliniğimizde hastanın meme dokusu içindeki kanser bölgesi, diğer şüpheli alanlar ve koltuk altı metastatik lenf nodları ayrıca asetat üzerinde baştan işaretlenir. Almanya Dusseldorf  Senology enstitüsü başkanı Opr.Dr. Rezai nin de belirttiği gibi bu işaretleme tekniği üç çok faydalı etkiye sahiptir.  

  1. Neoadjuvan Kemoterapi sırasında erken dönemden başlayarak kanser dokusunda Kemoterapinin etkinliği izlenir. Günümüzün modern Kemoterapi ajanları daha ilk kullanımdan itibaren tümörde küçülmeye sebep olmaktadır. Çizilen doku izi üzerinden tümördeki ve lenf nodlarındaki küçülme izlenebilmektedir. 
  2. Bu teknik ayrıca kemoterapi sırasında kanserin Kemoterapiye direnç geliştirmesi ihtimalinin de izlenmesi sağlar. Eğer Kemoterapi sırasında kanserde direnç gelişirse küçülme durabilir hatta yapı yeniden büyümeye başlayabilir. Çizim üzerinde belirlenen kesin ölçüler sık olarak USG bulguları ve klinik olarak izlenen tümördeki istenmeyen değişiklikler , tedaviyi uygulayan Onkoloji kliniği ile konsülte edilir. Onkolojinin tercihi üzerine kemoterapi tedavi protokolü değişir veya hasta daha erken dönemde cerrahiye alınarak geç kalınması engellenir.
  3. Neoadjuvan kemoterapi sırasında tümörün ve koltuk altı metastatik lenf nodlarının çok geriledikleri ve hatta tümüyle kaybolabildikleri de görülür. Daha önceden ana kanser dokusu , meme içindeki diğer şüpheli yayılım alanları ve koltuk altı metastatik lenf nodları  baştan çizilmiş ve takip edilmiş olduğu için kitle tümüyle kaybolmuş olsa bile meme içinde güvenli ve yeterli cerrahi yapılmış olur. Bu şekildeki işaretleme meme koruyucu cerrahilerin tercih edilmesine ve kozmetiğin daha iyi korunmasına olanak sağlar .

Start typing and press Enter to search

+90 232 446 84 75 +90 232 446 84 76 +90 232 446 84 77